Learn Everyday New Vocabulary and Pronunciation, turkish grammer, turkish prononcuation, turkish videos, turkish kitchen
28 Nisan 2011 Perşembe
İyelik Ekleri
İyi günler, sevgili dinleyenlerimiz. Bugünkü konumuz iyelik ekleri.
Türkçede sahiplik, bağlılık, ait olmayı anlatan eklere iyelik ekleri denir. İyelik ekleri ismin karşıladığı nesnenin bir kişiye, ya da bir nesneye ait olduğunu belirtir. İyelik ekleri isimleri kendinden önce gelen ilgi halindeki bir kişi zamirine, ya da ilgi halindeki bir isme bağlar. Sözgelimi "eviniz nerede?" dediğimiz zaman evin size ait olduğunu söylüyoruz. Yani aslında bu cümle sizin eviniz nerede demektir. Şimdi kişilerle birlikte kullanımına örnekler verelim. Önce önsüzle biten bir kelimeye iyelik eklerini getirelim.
Kelimemiz 'kalem' olsun. Benim kalemim. Senin kalemin. Onun kalemi. Bizim kalemimiz. Sizin kaleminiz. Onların kalemi, veya onların kalemleri.
Kelimemiz 'ev' olsun. Benim evim, senin evin, onun evi, bizim evimiz, sizin eviniz, onların evi, veya onların evleri.
Şimdi de ünlüyle biten bir kelimeye iyelik eklerini getirelim.
Kelimemiz 'anne' olsun.
Benim annem, senin annen, onun annesi, bizim annemiz, sizin anneniz, onların annesi, veya onların anneleri.
Kelimemiz 'araba' olsun.
Benim arabam, senin araban, onun arabası, bizim arabamız, sizin arabanız, onların arabası, veya onların arabaları.
Şimdi geleneklerimizden biri olan 'düğün'le ilgili aşağıdaki metni iyelik eklerine, yani sahip olma durumuna dikkat ederek dinleyiniz.
Düğün.
Bengü, bugün çok mutlu. Çünkü ablası Esra bu hafta sonu evleniyor. Cumartesi günü Esra'nın düğünü var. Esra yirmibir yaşında, ve Türkçe öğretmenidir. Nişanlası Erol da yirmi üç yaşında, ve Türkçe öğretmenidir. Bengü'nün evinde büyük bir düğün hazırlığı var. Düğün için diğer şehirlerde oturan akrabaları geldi. Damadın ailesiyle Esra ve Bengü bugün çarşıya çıkıyorlar. Düğün için, alışveriş yapacaklar. Esra ayakkabı, çanta, ve güzel, şık, beyaz bir elbise almak istiyor. Nişanlası ise, damatlık takım elbise, ayakkabı, gömlek, ve kravat almak istiyor. Bengü de onlarla beraber çarşıya gidiyor. O, ablasına hediye almak istiyor. Ama ablası "sen şimdi bana hediye alma, çünkü sen daha öğrencisin. Ama ben sana bir hediye almak istiyorum" diyor, ve ona bir elbise alıyor. Cuma akşamı Bengü'nün evinde kına gecesi var. Kına gecesi, gelinin ailesinin yanındaki son gecesidir. Bu gecede genç kızlar ve kadınlar şarkılar ve türküler söylüyor, ve oyunlar oynuyorlar. Sonra, ışıklar sonuyor ve gelinin eline kına sürüyorlar. Kına gecesinde Esra'nın annesi çok ağlıyor. Çünkü Esra evden gidiyor. Onun da artık yeni bir evi ve ailesi olacak.
Şimdi de Türkiye'de herkesin tanıdığı iki ünlüyü sizlere kısaca tanıtmak istiyoruz. Lütfen bu metinleri de iyelik eklerine, yani sahip olma durumuna dikkat ederek dinleyiniz.
Yıldız Kenter.
Ünlü bir tiyatro sanatcısı ve yazarıdır. Konservatuvarda ve Müjdat Gezen sanat merkezinde oyunculuk dersleri vermektedir. Eşi ve kardeşi de kendisi gibi sanatçıdır. Türkiye'de ve yurt dışında birçok oyunda başrol oynamıştır. 'Ben Anadolu' onun en ünlü oyunudur. Bütün hayatını tiyatro ve sinema gibi sanat dallarına adamıştır.
İbrahim Kutluay.
Türkiye'de en tanınan basketbol oyuncularından biridir. Bir metre doksan sekiz santrimetrelik boyluyla dikkat çekmektedir. Önceleri Türkiye'de Fenerbahçe basketbol takımında oynuyordu. Daha sonra, yıllarca yurt dışında basketbol oynadı. Şimdi yine eski takımında, yani Fenerbahçe'de basketbol oynamaya devam ediyor. İyi bir tiyatro, opera ve bale izleyicisidir. Bilardo ve satranç oynamak özel zevkleri arasındadır.
Gördüğünüz gibi, size tanıtmaya çalıştığınız bu ünlülerimizin birçok özelliği var. Şimdi söyleyelim bakalım. Sizin neyiniz var?
İsim Kelimelerinde Öncelik Sonralık İlişkisi
İyi günler, sevgili dinleyenlerimiz. Bugünkü konumuz öncelik-sonralık ilişkisi.
Türkçe'de isim kelimelerinde öncelik-sonralık ilişkisini -den önce, ve -den sonra kalıplarıyla gerçekleştirmekteyiz. Sözgelimi, öğleden önce neler yapacaksın?
Öğleden önce, işim yok. Onun için, alışverişe gideceğim. Ama öğleden sonra, işyerinde toplantımız var. Mutlaka katılmam gerek.
Toplantıdan sonra işin yoksa buluşup, tiyatrodan bilet almayı gidelim mi?
Tamam. Ama tiyatroya gitmeden önce yolumuzun üstünde bir arkadaşıma da uğramam gerekiyor. Sence bir mahsuru var mı?
Hayır, hiç mahsuru yok. Toplantıdan sonra görüşmek üzere.
Tamam. Toplantıdan sonra görüşmek üzere.
Şimdiki konuşmayı öncelik-sonralık ilişkisini belirten, -den önce ve -den sonra kalıplarının cümle içerisinde kullanımına dikkat ederek dinleyiniz.
Yahya Kemal.
Günaydın, Dilara. Nasılsın, bu sabah?
Teşekkür ederim, öğretmenim. İyiyim. Siz nasılsınız?
Ben de iyiyim. Teşekkür ederim. O elindeki kitabın adı ne? Ne okuyorsun?
Kendi Gök Kubbemiz, öğretmenim. Yahya Kemal'in şiir kitabı.
Ne kadar güzel. Sen şiiri seviyorsun galiba.
Evet, öğretmenim. Şiir okumayı ve ezberlemeyi seviyorum.
Sadece şiir kitapları mı okuyorsun?
Hayır, öğretmenim. Bundan önce Ahmet Hamdi Tanpınar'ın 'Yahya Kemal' adında bir kitabını okudum. Ondan sonra, Yahya Kemal'in şiirlerini merak ettim. Kütüphaneden bu kitabı buldum, ve ödünç aldım.
Çok güzel. Demek ki sen çok okuyan bir öğrencisin. Peki, Yahya Kemal'ın hayatı hakkında her şeyi öğrendin mi?
Bilmiyorum, öğretmenim. Ama onunla ilgili pek çok bilgi vardı kitapta. İsterseniz size biraz anlatayım.
Olur. Sen anlat, ben de seni dinlerken bilmediğin bir şeyler varsa sana onları anlatayım.
Öğretmenim, Yahya Kemal Üsküp'te doğmuş. İlkokul çağına kadar orada büyümüş. Bir süre Selanik'te yaşadıktan sonra, tekrar Üsküp'e dönmüşler. Ve daha sonra Yayha Kemal Paris'e gitmiş.
Dilaracım. Yahya Kemal Paris'e gitmeden önce İstanbul'a gelmiş. İstanbul'da bir süre kaldıktan sonra Paris'e gitmiş.
Tamam öğretmenim. Onu da not alayım bir kağıda. Devam edebilir miyim, öğretmenim?
Evet. Devam et, canım. Sekiz on yıl Fransa'da kalan Yahya Kemal İstanbul'a geri dönmüş. Bir müddet arkadaşlarıyla birlikte şehir ve edebiyat sohbetlerine katılmış. Uzun yıllar Yakup Kadri ile arkadaşlık etti. Daha sonra Ziya Gökalp'in de desteğiyle üniversitede ders vermeye başlamış.
Dilara, Yahya Kemal'in Türk tarihine olan ilgisini biliyor musun?
Evet, öğretmenim. Yahya Kemal Fransa'dayken Türk tarihiyle ilgili kitaplar okumaya başlamış. Fransa'dan döndükten sonra da tarihi olan ilgisi devam etmiş. Türk tarihinin Malazgirt Zaferi'nden sonraki kısmına önem vermiş, ve tarih hakkında düşüncelerini açıklarken Malazgirt'ten sonraki gelişmeler üzerinde çok durmuş. Hatta İstanbul'un fethine ve Fatih Sultan Mehmet'e ayrı bir ilgi göstermiş.
Peki, Dilara. Şiirlerini ne zaman yayımlamaya başlamış?
Paris'ten döndükten sonra şiirlerini yayımlamaya başlamış.
Paris'e gitmeden önce hiç şiiri yayımlanmamış mı? Ben bir şiirinin yayımlandığını biliyorum.
Olabilir, öğretmenim. Ama ben onu bilmiyordum. Onu da not alayım. Daha sonra pek çok şiirini İstanbul'da yayımlamış. Bu arada üniversitede ders verdiği öğrencileriyle de edebiyatla ilgili sohbetler düzenlemeye devam etmiş. Öğrencileriyle dergiler çıkarmış. Öğrencilerinden birisi de sonradan çok meşhur olan Ahmet Hamdi Tanpınar'mış. Yahya Kemal, Birinci Dünya Savaşı'nı tanık olmuş. Savaştan sonra Yahya Kemal İstanbul'u ve İstanbul insanını gözlemlemiş. Onun şiirlerinde İstanbul'a ve Türk insanına ait pek çok özelliğe rastlayabiliyoruz.
Aferin, Dilara. Ne kadar çok şeyi ögrenmişsin.
Öğretmenim, ayrıca Yahya Kemal Türkçeyi en güzel kullanan şairler arasındadır.
Evet, Dilara. Seni tebrik ediyorum. Çok güzel öğrenmişsin.
Teşekkür ederim, öğretmenim. Bilmediğim bazı bilgileri öğrettiğiniz için ayrıca teşekkür ederim.
Rica ederim, Dilaracım. Bundan sonra da kitap okumaya devam et. Dersde görüşmek üzere. Hoşça kal.
Görüşmek üzere, öğretmenim.
Fiillerde Zaman
İyi günler, sevgili dinleyenlerimiz. Bugünkü konumuz fiillerde zaman.
Şu ana kadar gördüğümüz kelimeler canlı ve cansız varlıkların isimleri, ya da varlıkları niteleyen ve belirten isimlerdir. Bu kelimeler, bir haraketi anlatmaz. Oysa her dilde olduğu gibi Türkçe'de de varlıkların yardımıyla hareket eden bir eyleme anlatan kelimeler vardır. İşte bu kelimelere fiil, başka bir ifadeyle eylem diyoruz. Fiil, varlıkların yaptıkları işleri zamana, biçime, ve kişiye bağlayarak anlatan kelimelerdir. Zaman, eylemin yapılmakta olduğunu, yapıldığını, veya yapılacağını haber veren süredir. Eylemin yapılmakta olduğu süreye şimdiki zaman diyoruz. Eylemin yapılmış olduğunu bildiren süreye geçmiş zaman, eylemin yapılacağını gösteren süreye ise gelecek zaman diyoruz. Bunlar, Türkçe'deki üç ana zamandır.
Bugünkü programımızda şimdiki zamanla cümle oluşturma konusunu ele alacağız. Şimdiki zaman genellikle eylemin konuşma anında yapılmakta olduğunu, ya da yapılmaya başlanacağını bildirir. Şimdiki zaman eki '-yor'dur. Lütfen, okuyacağımız parçadaki şimdiki zaman eklerine dikkat ediniz.
Ben her sabah erkenden kalkıyorum. Kahvaltıdan önce, biraz spor yapıyorum. Duştan sonra kahvaltımı hazırlıyorum. Çünkü ben tek başıma yaşıyorum. Ailemden çok uzakta oturuyorum.
Şu cümlelerdeki şimdiki zaman eklerine dikkat ediniz.
Şu an, ders çalışıyorum.
İşe her sabah yürüyerek gidiyorum.
Kurs on gün sonra bitiyor.
Her akşam ders çalışıyorum.
Ben Türkçe öğreniyorum.
Şimdiki zamanla bir cümle kurmak istediğimiz zaman, fiilin kök ya da gövdesine 'yor' eki getiririz.
Kardeşim çok yaramaz bir çocuk. Hiç söz dinlemiyor. Evdeki her şeyi kırıyor. Babam bazen çok kızıyor ve ona bir şeyler söylüyor. Ama o hiç aldırış etmiyor. Ve yine yaramazlık yapıyor.
Arkadaşlık.
Merhaba. Benim adım Alper.
Merhaba. Benim adım Kaan.
Nasılsınız?
Teşekkür ederim. İyiyim. Siz nasılsınız?
Ben de iyiyim. Nerelisiniz?
İzmir'liyim. Siz nerelisiniz?
Ben Ankara'lıyım. Ne iş yapıyorsunuz?
Öğrenciyim. Lisede okuyorum. Siz ne iş yapıyorsunuz?
Ben de öğrenciyim. Üniversitede okuyorum.
Nerede oturuyorsunuz?
Küçükesat'ta oturuyorum. Siz nerede oturuyorsunuz?
Ben Gazi Osman Paşa'da oturuyorum. Hafta sonunda neler yapıyorsunuz?
Hafta sonunda ders çalışıyorum, müzik dinliyorum, gazete okuyorum, televizyon seyrediyorum, spor yapıyorum, bilgisayarda oyun oynuyorum, arkadaşlarıma telefon ediyorum, bazen mektup yazıyorum. Siz neler yapıyorsunuz?
Ben resim yapmayı çok seviyorum. Onun için resim yapıyorum. Bazen arkadaşlarla birlikte sinemaya gidiyoruz. Bazen de arkadaşlarla futbol, ya da basketbol oynuyoruz. Sonra, evde televizyon izliyorum, veya roman okuyorum.
Sigara içiyor musun?
Hayır, içmiyorum. Sen içiyor musun?
Hayır, ben de içmiyorum. Sigara ve içkiyi sevmiyorum.
Kardeşin var mı?
Evet. Bir kardeşim var. Dokuz yaşında, ilk okula gidiyor. Senin kardeşin var mı peki?
Evet. Benim de bir kardeşim var. O beş yaşında, ve henüz okula gitmiyor. Ben her sabah okula servisle gidiyorum. Okulda çok arkadaşım var. Biz kantinde oturup, çay veya kahve içiyoruz, sohbet ediyoruz. Sonra, derse gidiyoruz.
Biz de genellikle üniversitenin kantininde yemek yiyoruz. Bazen de lokantaya gidiyoruz.
Annen çalışıyor mu?
Evet. Annem çalışıyor. Annem öğretmen. O çocukları çok seviyor. Senin annen de çalışıyor mu?
Evet. Benim annem de çalışıyor. O doktor. Her gün hastaneye gidiyor.
Ben şimdi eve gidiyorum. Yarın görüşmek üzere. Hoşça kal.
Güle güle. Tanıştığımıza çok memnun oldum.
Ben de memnun oldum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)