Learn Everyday New Vocabulary and Pronunciation, turkish grammer, turkish prononcuation, turkish videos, turkish kitchen
16 Mayıs 2011 Pazartesi
Bağlanmayacaksın
BAĞLANMAYACAKSIN
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin onu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen eğer,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak..
İstanbul Maiden Tower (Kız Kulesi)
Maiden Tower (Turkish: Kız Kulesi), also known in the ancient Greek and medieval Byzantine periods as Leander's Tower (Tower of Leandros), sits on a small islet located in the Bosphorus strait off the coast of Üsküdar in Istanbul, Turkey
Tarihi yarımada İstanbul. Dört bir köşesinden duyulan efsaneleri vardır, İstanbul'un. Tarihin izlerini her devrin tanığı olmuş imparatorluklar şehrinde, o efsanelere inandığınız sürece daha yakından görür ve yaşarsınız. İstanbul'da her gün, geçmişten sıcacık gülümser.
İstanbul'a en güzel siluetini işleyen tarihi eserlerden biridir Kız Kulesi. Minik, zarif yapısıyla, Marmara denizinin küçük ama sadık bir bekçisi. Hakkında anlatılan çok şey var. Ancak bunlar efsaneden öteye gidemiyor.
"Dünya üzerindeki adacıkların en mini minisi, en zarifi ve en tarihisi, Bizans imparatoru Kommenos'un, Arkla kayası üzerine yaptırdığı Kız Kulesidir. İstanbul boğazının, Marmara'ya açılan kapısında, yüreğinde sakladığı çeşit çeşit efsaneleriyle öylece durur Kız Kulesi. "
Kim bilmez Kız Kulesini? Hemen herkes görmüştür onu, ya resmini ya da gerçeğini. Kimine göre aşkın kulesi, kimine göre savunma kalesi, kontrol kulesi, kimine göre, ruhu dili olan bir kule. Herkes için ayrı bir değeri vardır Kız Kulesi'nin. Ve küçük olmasına rağmen, büyük bir tarihi.
Prof. Dr. Taner M. Tarhan:" İstanbul için hep methiyeler dizilmiştir. Bildiğimiz gibi, imparatorluklar başkenti, dünyanın incisi falan. Çok doğru. Şimdi, esasında öyle bir tarihi sahne ki, Bu sahnenin içinde biz milyonlarca kişi, her gün yaşarız. Ama kimi hayat gailesinden, kimi bilgisizlikten, umursamazlıktan veya yoksulluktan. Farkında bile değildir, o canım tarihi eserlerin içinde yaşarsınız ama ne olduğunu bilmezsiniz. Esasında hepsi bir semboldür. Bir geçmiştir. Hepsi bir ruh taşır bence. Mesela, Boğaziçi bir semboldür. Başka yerde yok Boğaziçi. Kız Kulesi de bir semboldür. İstanbul deyince hemen Kız Kulesi akla gelir."
Sunay Akın:" 5 yaşındaydım galiba. Ya da 6. O dönemde Trabzon'da misafirliğe gitmiştik annemle. Gittiğimiz yerde hiç çocuk yoktu. Yedi, sekiz tane kadın vardı. Çocuğun olmadığı bir ev, o evde oyuncak da yok demekti. Ve ben oynamak istiyorum. Böyle çaylar dağıtıldı, biz misafirlere. Ben çay tabaklarını topladım. Her çay tabağının içinde, İstanbul'un bir tarihi yerinin resmi vardı. Anneme gelen çay tabağında şöyle sular içinde beyaz bir kule duruyordu. Anneme sordum; burası neresi? Kız Kulesi yavrum, dedi. İlk o zaman gördüm Kız Kulesini. "
Ayşe Öksüz:" Efsanelerin arasından yansıtır kendisini Kız Kulesi. Çeşit çeşit söylenceleri ve gizemiyle yaşar. Bazen, kralın bahtsız kızının yaşadığı aşkı, bazen de Üsküdar tekfurunun kızıyla, Battal Gazi'nin aşkını. Bazen de Hero ile Leondra'nın aşkını. Batılısı ayrı, doğulusu ayrı bir hikaye yakıştırmış Kız Kulesi için. Kız Kulesi ise hep kendi efsanesini yaşamış. "
Prof. Dr. Taner M. Tarhan:" En yaygın söylence, ünlü Roma'lı yazar Ovidius'un eserinde geçer. Sestos'taki Afrodit tapınağının rahibelerinden dünya güzeli Hero, karşı sahildeki, Afidos'lu Leondras'a aşık olur. Her gece yüzerek boğazı geçer Leondras. Fakat bir gece, işte o rüzgarlı hava, Hero'nun tuttuğu meşalenin ışığı söner, o da kaybolur. Akıntı içinde boğulup gider. Sabah cesedi bulunur. Hero onu görünce, o da kendini sulara atar. O canım dünya güzeli kız da ölür. Yani iki sevgili kavuşamaz. Hazin bir aşk öyküsü. Fakat işin komiği; Sestos, Gelibolu yarımadasında, Afidos da bugünkü Nara burnu. Yani öykü Çanakkale boğazında geçiyor. Bu terslik nereden geliyor, en çok, en yaygın bilinen, bütün batı edebiyatında geçen, yüzlerce yıl devam etmiş bu yanlış öykü, yakıştırma. Batılı gezginler, yazar çizer takımı, bu öyküyü alıyorlar, bizim Kız Kulesi'ne adapte ediyorlar. Çünkü, niye? O İstanbul'un sembolü. Ve ne yazıktır ki, binlerce eserde Kız Kulesi'nin adı, Leandre Kulesi olarak geçiyor yani intihar eden delikanlıya izafeten. Hani Kız Kulesi de diyorlar ama Leandre Kulesi, Leandros Kulesi oluyor. Yani bu bir yanlışla başlıyor ama neyse, günümüze kadar devam etmiyor. Şimdi kimse Leandre Kulesi demiyor. "
Art of Water Marbling (Ebru Sanatı)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)